Hastaya özgü kemoterapi devrimi

Medicana Hastaneler Grubu Onkoloji Koordinatörü Doç.Dr Mutlu Demiray, kanser tanısı koyduktan sonra kemoterapide hangi ilaç ve dozun kullanılmasıyla ilgili tetkiklerin yapılabildiğini söylüyor.

Küçük bir enfeksiyonda bile doktorlar ilaç vermeden önce hangi etkin maddenin çözüm olabileceğini araştırma yolunu seçiyor. Peki kemoterapi öncesinde hangi ilacın ve dozun kişiye uygun olduğu ölçülüyor mu? Kemosensitivite olarak adlandırılan bu testlerle ilgili dünyanın önemli bilim dergileri ve sitelerinde haberler çıktığını anlatan  Medicana Hastaneler Grubu Onkoloji Koordinatörü Doç.Dr Mutlu Demiray, kanser tanısı koyduktan sonra kemoterapide hangi ilaç ve dozun kullanılmasıyla ilgili tetkiklerin yapılabildiğini söylüyor.

Kemoterapide hangi ilacın ve dozun hasta tedavisinde etkili olduğu bilinmiyor. Bugün 50’nin üzerinde kemoterapi ilacı ve 40’ın üzerinde de küçük moleküller bulunduğu düşünülürse farklı binlerce kombinasyon olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bunların hangi sırada uygulandıklarının da önem taşıdığı düşünüldüğünde seçim yapmanın ne kadar zor olduğunu görmek mümkün. Tüm onkologların hayali kişiye özgü tedavi. Ancak bugün herkese benzer tedaviler uygulanıyor. Kimi hasta tedaviye cevap verirken, bazı hastaların hayat kalitesinde düşüş oluyor, bazıları ise hiç yoktan yüksek dozda ilaç almak zorunda kalıyor. Peki bunun önüne geçmek mümkün mü? Son yıllarda hangi hastaya hangi ilacın etkili olduğu konusunda araştırmalara hız verilmiş durumda. Dahası Avrupa ve Amerika’da önemli laboratuvarlar özellikle tümör dokusundan ve kandan bu tetkiki yapıyor.

Antibiyogram testi nedir?

Dünyanın en saygın bilim dergilerinden kabul edilen Science’te kemosensitivite olarak adlandırılan bu testlerin geleceğin kanser tedavi şeklini müjdelediğinin altının çizildiğini söyleyen Medicana Hastaneler Grubu Onkoloji Koordinatörü Doç. Dr. Mutlu Demiray bir bilim sitesi olan Nuture’da da bu konuda yazılar ve araştırmaların çıktığını anlatıyor.  Özellikle kandan yapılan testlerin hasta konforu açısından çok elverişli olduğunu söyleyen Demiray, “Dördüncü evre hastaların kanlarında tümör hücreleri dolanıyor. Bu hücreler teknik olarak toplanabilir ve bunların üzerinden hangi kemoterapilerin etkili olduğu, hem genetik yöntemle hem de hücre kültürü yöntemiyle belirlenebilir. Hastanın kanda dolanan tümör hücreleri çoğaltılarak bu hücrelerin hangi ilaca hangi oranda cevap verdiği, hangi kombinasyonların daha etkili olduğu belirlenebilir” diye konuşuyor.

İlk kez kemoterapi alacak hastalarda daha rahat çalıştıklarını söyleyen Demiray, konuşmasına şöyle devam ediyor. “İlk kez kemoterapi alacak hastada dirençli bir klonla karşılaşma olasılığı düşük oluyor. Daha önce birkaç seri kemoterapi almış ve başarısız olunmuşsa bu hastaya tekrar kemoterapi uygulamak çok zor bir karar. Bu nedenle bu tür hastalara ilk önce kemosensitivite yani bir diğer deyişle antibiyogram testi öneriyorum. Çünkü evre 4 hastaların kanda dolaşan yani eyleme çıkmış hücrelerin tüm genetik özellikleri de belirleniyor. Yaklaşık 70 üzerinde genin durumu belirleniyor.”

Tetkik, haritanızı çıkartıyor

Henüz 3-4 yıldır kullanılan bu testler yurtdışında yaptırılıyor. 2 bin – 7 bin Euro arasında değişen bir ücretle yapılan testlerle ilgili şu görüşlerini de paylaşıyor Demiray:

“Bu testlerin kullanım süresi daha 3-4 yıl. Net bir karar vermek için daha erken. Ancak karambole ilaç seçmekten daha etkili olduğunu düşünüyorum. Özellikle ilk veya 2. tedaviden sonuç alınamamışsa mutlaka bu açıdan değerlendirilerek yapılmalı. Özellikle genetik çalışmalar yapılmadan akciğer kanserleri tedavi edilmemeli. Kullandığınız ilaçların maliyetini düşündüğünüzde bu yöntem çok daha ekonomik. Bir seyahat planı yaparken herkes bir haritaya bakar, gideceği yerle ilgili araştırmalar yapar. Tedavide bu yöntem sizin haritanız olabilir. “

BENZER İÇERİKLER

EN ÇOK OKUNANLAR


EN ÇOK İNCELENEN KURUMLAR

EN ÇOK İNCELENEN İLAÇLAR


Copyright © 2014 Yeni Projeler Çocuklarda Astım