Manuel terapi yöntemi ile bıçaksız tedavi az biliniyor

1800'lü yıllarda David Palmer'in bulduğu manuel terapi yöntemi, bugün tıbbın tamamlayıcı bir metodu olarak Avrupa'da hastaları tedavi etmek için uygulanıyor. Günümüzde birçok kişi...

1800'lü yıllarda David Palmer'in bulduğu manuel terapi yöntemi, bugün tıbbın tamamlayıcı bir metodu olarak Avrupa'da hastaları tedavi etmek için uygulanıyor.

Günümüzde birçok kişi tarafından bu metodun ne olduğu bilinmediğinden bıçaksız tedavi yerine ameliyat yöntemi seçiliyor. Uzman manuel terapist Erkan Mirzaoğlu, 27 yıldır binlerce insanı tedavi ettiğini, insanların mutlaka manuel terapi konusunda araştırma yaparak bilgilenmesi gerektiğini söyledi.

özellikle günümüzde insanların en çok rahatsız olduğu boyun, fıtık, sırt, el, dirsek, omuz ve bel ağrılarının tedavisinde uygulanan ve 'el ile tedavi' anlamına gelen manuel terapi yöntemi ile hastalar daha kısa bir sürede sağlığına kavuşabiliyor. Erkan Mirzaoğlu, insanların korkusu haline gelen kas ve boyun fıtığı rahatsızlıklarını ameliyata gerek kalmadan tedavi ediyor. 27 yıldır fizik tedavi uzmanı olan Mirzaoğlu, 'manuel terapi' yöntemi ile kas ve boyun fıtık tedavilerinde yüzde 95 olumlu sonuç aldığını ifade ediyor. Mirzaoğlu, bu ağrıların yanı sıra chioterapi yöntemi ile de omurganın kayması sonucu sinirlerle bağlantısı bulunan organlarda meydana gelen hastalıkların da omurgaya yapılan terapi ile kolayca giderildiğini söylüyor. Bununla birlikte bu terapi yönteminin mutlaka uzman kişiler tarafından yapılması gerektiğini belirten Mirzaoğlu, dünyanın her yerinde eğitimi olan ve uygulanan bu tedavi yönteminin özellikle Avrupa'da kliniklerde uygulandığını, insanlara artık tedavi seçme hakkının da tanındığını, ağrısı olan hastaların chioterapiye gidebildiklerini belirtiyor. Mirzaoğlu şöyle konuşuyor: "Manuel terapi yöntemi tıbba bir alternatif değildir. Bizim eğitimimiz tıbbın eksik olanıdır. Bu yöntemle lüzumsuz olan ameliyatlara gerek kalmıyor. Boşu boşuna gereksiz ilaç almanın önüne geçiliyor. İlaç reçetelerine bakıldığında yan etkilerinin ne kadar büyük olduğu görülecektir. Genelde bir ağrımız olduğu zaman bunu fiziksel olarak kabul ediyoruz ama bu ağrı diğer hastalıkların belirtisi de olabilir. Bunu manuel terapi yöntemi ile çok basit bir şekilde tedavi edebiliriz. Bu aslında şuna benziyor, evinize bir hırsız giriyor, alarm çalıyor ve siz kalkıp alarmı kapatıyorsunuz. Yani hırsızı yakalamıyorsunuz da alarmı kapatıyorsunuz. Bu arada tabii hırsız her şeyi talan ediyor."

Ağrıların çoğu omurilik sinir sistemi ile bağlantılı

Tıbbın daha çok ağrıya konsantre olduğunu ve ağrıyı kaldırmak için çalıştığını kaydeden Erkan Mirzaoğlu, ağrıların çoğunun sırtta bulunan 24 omurun sinir sistemi ile bağlantılı olduğu organları tetiklemesi ile meydana geldiğini, bu şekilde yaklaşık 126 hastalıktan söz edilebileceğini belirtiyor. Mirzaoğlu, "örneğin boyundaki C1 atlas dediğimiz noktanın kaymasından baş ağrısı, migren, yüzde uyuşma olur. Migrenin belirtileri sinirlerdeki uyuşmalar olarak bilinir. Bunu tetikleyen C1'deki kaymadır. Bunu yerine oturtursanız hasta tedavi olur. Yine C7 dediğimiz omurgadaki nokta guatrdaki çalışma bozukluklarına sebep olur. Hastada kol ağrıları, korku, depresyon gözükür." diye konuşuyor.

BENZER İÇERİKLER



EN ÇOK OKUNANLAR




EN ÇOK İNCELENEN KURUMLAR

EN ÇOK İNCELENEN İLAÇLAR


Copyright © 2014 Yeni Projeler