Alzheimer

Alzheimer Derneği İzmir Şube Başkanı Uzm. Dr. Aysel Gürsoy, sağlıklı beslenme, Akdeniz mutfağı, sebze meyve tüketimi, egzersizler, beyni çalıştırma, eş dost ilişkilerinin, Alzheimer hastalığına yakalanmanın önüne geçen sebepler olduğunu söyledi.

    
Nöroloji Uzmanı Gürsoy, Alzheimerin beynin bilinçsel fonksiyonlarının bozularak, kişinin kendi günlük bakımını yapamayacak hale gelinceye kadar devam eden süreci bulunan bir hastalık olduğunu söyledi.

Aysel Gürsoy, Alzheimerin ileri yaş hastalığı olarak bilindiğini, ancak her ileri yaştaki kişinin bu rahatsızlığa yakalanmayacağını ifade etti.

Hastalığın belirtileri

Aysel Gürsoy, 60-65 yaşından sonra unutkanlık, bellek bozukluğu, yakın tarihteki olayları hatırlayamama, her gün yaptığı işlerde kayıp, eşyaları bulamama, huy değişikliği, ihmal gibi bulgularla karşılaşıldığı zaman bu rahatsızlığın Alzheimer olup olmadığı yönünde bir hekime başvurulması gerektiğini bildirdi.

Alzheimer hastalığında erken tanı, tedavi, ilaçlara hemen başlanılmasının, kişinin sosyal hayatının düzenlenmesi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Gürsoy, dünyada 25 milyon civarında, Türkiye’de ise 250-300 bin Alzheimer hastası olduğunu söyledi.

Gürsoy, İzmir’de Alzheimer hastası sayısının 5-6 bin civarında olduğunu, her 5 senede bir, rakamların iki katına çıkacağının söylendiğini, bu rahatsızlığın bakım ve ilaç masraflarının yüksekliğinden dolayı toplum ve aile üzerinde ciddi tahribatta bulunduğunu ifade etti.

Alzheimera yakalanmamak için…

“Sağlıklı beslenmek, Akdeniz mutfağı, taze sebze meyve tüketimi, egzersizler, beyni çalıştırmanın yanında, eş dost ilişkileri kurmaya çalışmak da Alzheimere yakalanmanın önüne geçiyor” diyen Gürsoy, Alzheimere yakalanmamak için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

“Alzheimere yakalanmamak için, sağlıklı beslenme ilkelerinin uygulanması çok önemlidir. Akdeniz mutfağı, taze sebze meyve tüketimi Alzheimeri önlüyor, bu rahatsızlığa yakalanmanın önüne geçiyor. Ama öncelikle üzerinde durulması gereken konu, hareketli olmak, egzersizleri günlük hayata sokmak, sosyal hayatın içinde olmak, emeklilik sonrası üretkenliği sürdürmeye çalışmak, eş dost ilişkilerini kurmaya çalışmak, yeni şeyler öğrenmek, bildiklerini öğretmektir.

Yani beynimiz de akü gibi kullanıldığında kendini şarj ediyor. Birtakım şeylerden emekli olduk, yaşlandık diye vazgeçersek, enerji kullanımında çok tasarruflu olan beyin hücreleri, vücudun enerjisini boşa kullanmamak için şalteri indiriyor. O nedenle beyni sürekli çalıştırmak gerekiyor.”

<

Öfke kanseri çağırır!

Geleneksel çin Tıbbı (GçT), duygusal sorunların göğüs kanserinin asıl sebebiyle doğrudan ilişkili olduğu görüşündedir. öfke, endişe ve kronik korku diğer




Kola kemik düşmanı!

Erciyes Üniversitesi Atatürk Sağlık Yüksek Okulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Neriman İnanç, içerisinde kafein bulunan kolanın sodyum açısından da




AŞK her derde deva!

– Rutgers Üniversitesi’ne göre aşk da tıpkı çikolata gibi, beynin dopamin salgılamasını sağlıyor. Bu salgı da ruh halini, enerji seviyesini

Uzmanlar uyarıyor!

ERCİYES Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Abdurrahman Oğuzhan, aşırı sıcak havanın kalp krizini tetikleyebileceğini söyledi.Prof.Dr. Oğuzhan, kalp

Tam zamanı

Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rana Anadolu,  “cilt soyma”nın, derinin yapısını düzelten, değiştiren,




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir