Şizofreni nedir, belirtileri, nasıl tedavi edilir?

Deniz kenarında bir çay içerken manzaranın güzelliğine mi odaklanırsanız, yoksa bir masada oturan adamın peşinize düşmüş bir ajan olup olmadığına mı? İnsana inanılmaz gelebilir ama genellikle bu karar, dış dünyadaki koşullarda bağımsız olarak beynimizde olup bitenlerin bir yansımasıyla gerçekleşir. Beyin sağlığının, hayatı algılayış şeklimiz üzerindeki etkilerini birçok kez vurguladım. Elbette, ‘’Manzara her zaman büyüleyici görünür,’’ ya da ‘’ Kimseyi ajan takip etmez,’’ demiyorum. Ama bazen gerçekler ve hayaller öylesine birbirine karışır ki ipin ucunu yakalayıp çözemezsiniz. Eğer gözümüzün önünde canavarlar, kafamızın içerisinde kimsenin duymadığı sesler varsa, herkes gibi, yani ’’Normal’’ davranmamız da mümkün olmayacaktır.

Sağlıklı bir insanın görüp algıladığı dünya ile bir şizofreni hastasının hayatı kavrayışı ve verdiği tepkiler bambaşkadır. Latinceden gelen şizofreni kelimesi bu ‘’bölünmüş aklı’’ ve kendine övgü hayat algısını vurgulamaktadır diyen Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz Şizofreniyle ilgili bilgiler aktarıyor.

Şizofren, Sağ Ve Sol Beyinin, Özgürlüğünü İlan Etmesi Midir?

Sağ ve sol beyin birbirinden bağımsız hareket etmeye başladığında ortaya çıkacak başlıca durum şizofrenidir. Şizofreninin, duygu düşünce ve davranışlarında anormal sapmalarla ortaya çıkan ruhsal bir hastalık olduğunu söyledik. Şizofreninin nasıl oluştuğu, uzun yıllar bilim insanlarının araştırma konusu olmuştur. İlk zamanlar baskın beynin daha fazla çalışmasından, sol ya da sağ beynin diğerlerine göre anormal düzeyde farklılık oluşmasından kaynaklandığını düşünülmüştür. Sonraları bunun böyle olmadığı anlaşılmış ve şizofrenlerde sağ ve sol elin şaşılacak düzeyde, neredeyse eşit oranda kullanıldığı fark edilmiştir. Bu durumda beynin bir hemisferi baskın olmaz. Nitekim daha sonraki araştırmalar, şizofrenlerde sol ve sağ beynin bağımsızlıklarını ilan ettiklerini ortaya koymuştur. Yani bir manada beyin hâkimiyetinin, sağ ve sol beyin arasında paylaşılamaması, aynı işe iki beynin de karışması söz konusudur. Dolaysıyla ortada bir baskın olma değil, baskın olamama hususiyeti vardır. Sağ veya sol hemisferin baskın olması, beyin fonksiyonların düzene sokmaktadır. Ancak her iki taraf birbirinden bağımsız olarak aynı işi yapmaya kalkıştıklarında problem başlamaktadır. Newton’un “herkesin işi, hiç kimsenin işidir. “sözü tam da bu bozukluğu açıklar niteliktedir. Şizofrenide beynin herhangi bir tarafı daha baskın olmadığı için, sağ ya da sol el baskınlığı da olmamaktadır. Bu yüzden sağlaklığı ya da solaklığı bir eksiklik değil, aksine normallik olarak değerlendirmek gerekir. Bu noktada beynin hem sağ hem sol lobunu, kısacası bütünsel olarak beynin her yerine mükemmel kullanan dâhilerde ve lider kişilerde, sağ ve sol beynin her an bağımsızlıklarını ilan etmeleri tehlikesi vardır. Bu nedenle “dahilik ve delilik arasında ince bir çizgi vardır” sözünü ciddiye almak gerekir.

Şizofreniye Dair Belirtiler

Akıl hastalıklarına dair belirtiler çoğu zaman benzerlik gösterir. Bu nedenle bipolar bozukluk ya da çeşitli kişilik bozukluklarının belirtileri şizofreni ile karıştırılabilir. Hatta madde bağımlılığı ve çeşitli ilaçların yan etkileri de benzer belirtilere neden olabilir. Şizofreni aniden şiddetli belirtilerle ortaya çıkarabileceği gibi yavaş yavaş kendini göstermeye de başlayabilir. Hastalığın erken dönemlerinde, sosyal hayattan uzaklaşma, olaylara karşı fazla tepki verme ya da tepkisizlik, mantıksız konuşmalar, konsantrasyon güçlüğü gibi belirtiler görülebilir. Bu belirtiler tek başına şizofreni teşhisi koymaya yetmez ancak dikkate alınması, kişide normalin dışında gelişen belirtilerin takip edilmesi gerekir. Şizofreni hastaları olaylara anormal tepkiler verir çünkü beyinleri, çevredeki uyaranları diğerlerinden farklı şekilde algılar. Olmayan sesleri, kokuları, görüntüleri varsayabilirler ve bu algıladıkları gerçekliğe tepki verebilirler. Örneğin kendi kendine konuşan hastaya ne yaptığını sorduğunuzda bir canavarla veya doğaüstü bir varlıkla ya da ölmüş bir yakını ile konuştuğunu söyleyebilir. Şizofreni hastalarında anksiyete, panik bozukluk, obsesif kompulsif bozukluk, sosyal fobi gibi çeşitli fobilerin belirtileri ve eş tanısı görülebilmektedir. Bu konuda araştırmalar farklı sonuçlar ortaya koysa da hastalıklar arasında ilişkileri araştıran çalışmalar mevcuttur.

Stres, Hastalığın Ortaya Çıkışını Tetikler

Stres, tek başına kişiyi şizofren yapmaz. Ancak genetik yatkınlık, beyin kimyasındaki değişimler ve çevresel faktörler hastalığa zemin oluşturduysa, stresin varlığı hastalığı tetikler. Bu nedenle, konunun başında da belirtiğimiz gibi hastalık çoğunlukla gençlik çağında, horlama ve fiziksel değişimlerin yaşandığı zamanlarda ortaya çıkmaktadır. Şizofreni hastalarında bilişsel işlevlerde bozulmalar görülür. Hastalarda dikkat bozukluğu ve stres karşı normalin üzerinde duyarlılık vardır. Beyin görüntüleme yöntemleriyle yapılan incelemeler sonucunda, sağlıklı kişiler ile şizofreni hastalarının beyinlerindeki bölgesel serebral kan akımı ve metabolizması değerlendirmelerindeki pek çok fazlalık ortaya konmuştur. Bu konuda yapılmış onlarca araştırma olmasına rağmen hastaların strese karşı duyarlılığı hakkında soru işaretleri tam olarak aydınlanmış değildir.

Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz

<



Sebzeleri nasıl yemeli?

Haşlanmış kabakta karaton maddesi etkili bir antioksidandır. Patatesin çok iyi pişirilmesi gerekir. Domates piştikçe yararı artar.    Çiğ meyve sebzelerin sağlığımız




Gizemli Hastalık MS

MedAmerikan Tıp Merkezi Nöroloji Bölümü Doç. Dr. Demet Yandım Kuşcu, hastalığı şöyle tanımlıyor: “Hastalığa merkezi sinir sisteminin birden çok yerinde