Neofobisi olanlar erken yaşlanıyor!

Neofobosi olanlar, yani yenilikten korkanlar öğrenmeye dirençlidir, dolayısıyla erken yaşlanırlar.

İstanbul üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Sedat özkan, “Yaşlanma, üretkenlik, sevme, öğrenme kapasitesinin erozyona uğramasıdır. Neofobosi olanlar, yani yenilikten korkanlar öğrenmeye dirençlidir, dolayısıyla
 erken yaşlanırlar” dedi.

Prof. Dr. özkan, 18-24 Mart Yaşlılar Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, yaşlanmanın öncelikle psikolojik olarak kişinin kendini nasıl hissettiğiyle ilişkili olduğuna dikkati çekti.

“Yaşlanma, üretkenlik, sevme, öğrenme kapasitesinin erozyona uğramasıdır. Neofobosi olanlar, yani yenilikten korkanlar öğrenmeye dirençlidir, dolayısıyla erken yaşlanırlar” diyen özkan, bu kişilerin obsesyona eğilimlerinin bulunduğunu ve kontrolcü bireyler olduklarını kaydetti.

özkan, yaşlanmanın da sağlıklı bir şekilde yapılabileceğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Toplumumuzdaki yanlış bir kanıya göre yaşlılık dönemi, sosyal hayata pek dahil olunmayan, genellikle evde vakit geçirilen, sağlık sorunlarıyla dolu ve yalnız bir süreç olarak algılanmaktadır. Oysa yaşlılık döneminin getirdiği fiziksel, sosyal ve psikolojik tüm değişikliklere rağmen fiziksel ve psikolojik sağlığın sürdüğü sosyal açıdan aktif, üretken ve doyumlu bir hayat sürmek mümkündür. önemli olan kişinin kaç yaşında olduğu değil, yaşamdan aldığı hazdır.”

<



Varis Tedavisi

Hoş bir görünüşe sahip olmayan yüzeye çıkmış olan damarların tedavisidir. Kılcal damar çatlamaları, telenjiektaziler ve varisler bacaktaki çalışması bozulmuş, istenmeyen




Rahat bir uyku için…

Uyku problemi ne yazık ki çoğu zaman delirtecek seviyelere gelebiliyor. Özellikle iş ya da okul hayatında çokça sersemlememize, ilgi dağınıklığına




Gözyaşlarınızı tutmayın!

Evet, gözyaşlarınızı tutmayın! çünkü gözyaşı eksikliği nedeniyle ortaya çıkan “kuru göz” hastalıklar körlüğe yol açabiliyor. İnsanlarda gözyaşı eksikliği ile ortaya

Balın lezzeti özünde

Halk arasında genellikle çam ve çiçek türlerinin bilinmesine karşın, Türkiye florasının zenginliği bal türlerine de yansıyor. Balın narenciyeden kevenine, ıhlamurdan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir