Tadınız kaçmışsa hemen doktora

En önemli duyularımızdan olan ‘koku’ ve ‘tat alma’, bizleri yangın, zehirli gazlar, bozulmuş yiyecekler gibi pek çok kötü duruma karşı uyarırken, bu duyularımızdaki bozukluklar zaman zaman ciddi hastalıkların habercisi de olabiliyor.

Alman Hastanesi Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Tamer Haliloğlu, koku alma bozukluğunun bir sinüs probleminin yanı sıra, burundaki doku büyümelerinden, nadir durumlarda da beyin tümörlerinden kaynaklanabileceğini söyledi.

Yapılan bir araştırmaya göre, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık 2 milyon kişide koku ve tat alma bozukluğu olduğunun tespit edildiğini kaydeden Op. Dr. Haliloğlu, her yıl yaklaşık 200 bin kişinin  bu sebepten doktora başvurduğunu kaydetti. Aşçılar, itfaiyeciler gibi bazı meslek grupları için koku ve tat alma duyularının mesleki bir gereklilik olduğunun altını çizen Op. Dr. Haliloğlu şu bilgileri verdi:

“Koku ve tat alma duyuları kişilerin yaşamdan zevk almalarını sağlar. Ancak bu duyulardaki bozukluklar ise adeta kişiyi yaşama küstürür. Bununla da kalmayıp büyük ekonomik problemlere yol açar. Koku almayan bir itfaiyeci gibi, koku ve tat almayan bir aşçının mesleğini icra etmesi düşünülemez. Bazı kişiler koku ve tat alma bozukluğu ile doğabilir ama, birçok kimsede bu durum kaza veya hastalık sonrası oluşur. üst solunum yolu iltihapları çoğu kere suçlanmıştır. Aynı zamanda kafa kırıklarında da koku alma bozukluğu ortaya çıkabilir.”

YAŞLA BERABER DUYULAR AZALIYOR

Tat ve koku alma duyuları, kişinin yaşı ile de ilgili. En sık sorun 60 yaşından sonra doğal koku alma yeteneğinin azalması. Bilim adamları koku alma yeteneğinin 30 ile 60 yaşları arasında en iyi durumda olduğunu belirtiyor. Bu durum, 60 yaşından sonra azalmaya başlıyor ve daha yaşlı birçok kişi koku alma yeteneğini kaybediyor.

Genelde her yaştaki kadınlar, erkeklere göre koku almada daha duyarlı. Koku ve tat alma bozuklukları burun içerisindeki poliplerden, hormonal bozukluklardan ve diş problemlerinden kaynaklanabiliyor. Böcek ilacı veya bazı diğer ilaçlara uzun süre maruz kalanlarda da bu durum oluşabiliyor.

SİGARA İçENLER KOKUYA DUYARSIZ

Koku alma duyusunun azalması sigara içenlerde de sık görülüyor. Sigara dumanı insanların karşılaştığı en sık ve en yoğun hava kirliliği etkeni. Kokuların ayırt edilmesi ve tat alma duygusunun azalmasına neden oluyor. Sigarayı bırakmak koku almayı artıyor fakat bu durum çok yavaş ortaya çıkıyor. Uzmanlar, günde iki paket sigara içen kişinin tekrar eskisi gibi koku alabilmesi için sigara içtiği dönem kadar sigarayı bırakması gerektiğini söylüyor.

TEDAVİSİ MüMKüN

Zaman zaman kullanılan bir ilaç da koku ve tat alma bozukluğunun tek sebebi olabilir. İlaç kesilince veya değiştirilince durum düzelir. Alerji ilaçları genellikle koku ve tat duyusunda azalmaya neden olur. Bu ilaçlar kesildiğinde koku ve tat alma hisleri çoğunlukla normale döner.

özellikle şiddetli nezle, grip olan veya alerjisi artan kişiler, sadece bu durumlarının düzelmesi ile koku ve tat alma hassasiyetlerini tekrar kazanır.

Birçok vakada burun tıkanıklığı yapan poliplerin temizlenmesi ile koku ve tat almada düzelme görülür. Koku ve tat alıcıları nadiren de olsa kendi kendilerine kayboldukları gibi, kendi kendilerine de düzelebilir.

<

Makyajın ilginç bir faydası

Düzenli makyaj yapmanın kadınlarda denge ve koordinasyonu geliştirmeye yardım ettiği belirlendi. Daily Mail’in haberine göre, Fransa’daki St. Etienne Üniversitesinin araştırmasında,

Maden suyu mu, soda mı?

Halk arasında soda ve maden suyu eş anlamlı kullanılmasına rağmen ikisi birbirinden farklıdır. Maden suyu, yeraltı sularından elde edilmiş, çözünmüş




Aşırı yemenin nedenleri

Yeme alışkanlığınız arkasındaki gerçek soruna ulaşabiliriz Aşırı yemenin bir neden değil, problemin altında yatan belirti olduğunu söyleyen uzmanlar, aşırı yeme




Hangi tip stent?

Geçen gün yaptığı incelemelerden sonra bir yakınıma anjiyo yapılmasını önerdi ve gerekirse stent takılabileceğini söyledi kardiyoloğumuz Dr. Cem Bostan. Uzun




İşte asrın hastalığı

Stres bozukluğundan kaynaklanan ‘adrenal yorgunluğu’, stresle baş etmek için kortisol hormonu salgılayan böbrek üstü bezlerinin (adrenaller) aşırı çalışmaktan yorgun düşmesinden

Kan bağışında artış

AA muhabirinin Türk Kızılayı yetkililerinden aldığı bilgilere göre, Türkiye’nin yıllık 1,5 milyon ünite olan kan ihtiyacının 2008 yılında yaklaşık yarıya

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir