Veremi ciddiye alın

Kızılay Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ethem ünver, Türkiye’de her yıl 25 bin kişide tüberküloz hastalığı görüldüğünü hatırlatarak; “Başta akciğerler olmak üzere hemen hemen tüm organlarda görülebilen Tüberküloz tedaviyle şifa sağlanabilen, sinsi ve kronik bir hastalıktır” dedi.

03-09 Ocak Verem (Tüberküloz) Savaş Haftası dolayısıyla bir açıklama yapan Kızılay Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ethem ünver, Tüberküloz mikrobunun kaynağığının, tedavi görmemiş aktif akciğer ve gırtlak veremi olan hastalar olduğunu, öksürmek, hapşırmak, konuşmak ile mikropların havaya saçıldığını ifade etti.

Mikrobun vücuda girdikten sonra uzun süre hastalık yapmadan kalabildiğini ve kişinin kendisini infekte olduğunu genellikle bilmediğini söyleyen Dr. ünver; “Tüberkülin (PPD) cilt testinin pozitifliği hastalığı gösterir. Verem hastalığı genetik olarak aileden geçmez, ancak uzun süre bir arada yaşamak, hastalığın bulaşmasına sebep olur. Sokakta, dolmuşta, lokantada öksüren birisinden mikrop alma olasılığı çok düşüktür. çatal, kaşık, tabak, bardak, giysi gibi nesnelerle bulaşma olmaz. Tüberküloz, sadece hava yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Veremli bir hastanın, ilaç tedavisine başlanması ile bulaştırıcılığı hızla yok olur. Bu nedenle ilaç tedavisi için “kimyasal karantina” denilmektedir. Vücuttaki tüberküloz mikropları aktif hale gelirse hastalık yaparlar. Mikrop vücuda girdikten sonra hastalık yapma süresi farklılıklar gösterir. Vücut direnci düşükse hızla hastalık gelişir. Hastalık ciddidir, tedavi edilmediği sürece tuttuğu organlarda hasar yapar, öldürücü olabilir.

Genel olarak uzun süreli halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, gece terlemesi şeklinde ortaya çıkan belirtiler yaklaşık 1-2 aylık periyodu kapsar. Bu dönemde hafif hafif başlayan ve giderek artan ve başka ilaçlarla iyileşmeyen öksürük görülür. Bu öksürüğün 15-20 günden fazla devam etmesi ve öksürük ile birlikte kan görülmesi akla derhal tüberkülozu getirmektedir. Bu gibi şikayetleri olan ve verem hastalarıyla yakın temasları olan kişilerin, en yakın Sağlık Kuruluşlarına veya Verem Savaş Dispanserlerine müracaat etmeleri gerekmektedir. Hastanın yakınmaları ve akciğer filmindeki yaraların gölgeleri hastalıktan şüphelendirir. Balgam incelemesiyle tanı kesinleştirilir” dedi.

VEREM HASTALIĞI çOCUKLARDA DAHA AĞIR SEYREDER

Dr. ünver, tedavide önemli olan düzenli ve yeterli ilaç kullanılması olduğunu da hatırlatarak tedavi süresinin hastalığın, tipine ve tanı konma zamanına bağlı olarak, 6 ila 9 ay arasında değiştiğinin altını çizdi. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ethem ünver açıklamasında; “Tedavide daha ilk aylardan, gözle görülür ve hasta tarafından hissedilebilen bir iyileşme görülmektedir. Bu aşamada tedavinin yarıda bırakılması, vücutta tümüyle temizlenmemiş olan basillerin çoğalmasına ve hastalık tablosunun tekrar ortaya çıkmasına sebep olur. Bunu önlemek için, verem hastalarının ilaçlarını, düzenli ve sürekli almalarını garantilemek gereklidir. Bu da direkt gözetim altında tedaviyle (DOT) mümkündür. çocuklarımızı veremden korumanın, en etkin ve kolay yolu BCG aşısıyla aşılamaktır. 2. ayını doldurduğunda ve ilkokul 1. sınıfta yapılan BCG aşısı korunma açısından çok önemlidir. çünkü tüberküloz (verem) hastalığı çocuklarda daha ağır seyreder. Tedavisi düzenli yapılmayan ve aşısı yapılmamış çocuklarda ölüm riski çok yüksektir. özellikle, tüberküloz menenjit ve milier tüberküloz (yaygın tüberküloz) riskine karşın BCG aşısı son derece önemlidir. Yetişkinlerde ise aşı, hastalık için koruyucu değildir. Korunmada ikinci önemli nokta da, aktif tüberkülozlu hasta ile yakın temasta bulunan aile fertleri ve arkadaşlarının gerekli kontrollerden geçirilerek mikrobu alıp almadıkları, aldılarsa derecelerinin belirlenmesi gereklidir. Bu kişiler, gerekli durumlarda ilaçla korunmaya alınırlar. Tüberküloz, hastalığından korunmada önemli bir nokta da vücut direncinin yüksek olmasıdır. Bulaştırıcı bir verem hastasını tedavi etmek, hastalığın başkalarına yayılmasını önleyecek, en iyi yoldur” şeklinde ifade etti.

<



Emziren anneye müjde

Selçuk üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Pediatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Rahmi örs, emziren annelerin, hamilelik döneminde aldıkları kiloları daha




Kollardaki uyuşmaya dikkat!

Boyun fıtıkları ve kireçlenmeler kolda uyuşma ve kuvvetsizlik gibi belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Yeditepe üniversitesi üniversitesi Hastanesi Nöroşirürji Uzmanı Doç. Dr.




Kulak pamukları zararlı

Pata, yaptığı yazılı açıklamada, kulakta biriken kirlerin yanlış yapılan temizleme nedeniyle kulağı tıkayabildiğini bildirdi.Kulak kirinin nasıl oluştuğu hakkında bilgi veren

Yeni seçenek

Amerikan Psikiyatri Birliğinin (APA)  yayın organı HEADLINES U.S.NEWS’ in bildirdiğine göre NIMH (ABD Ruh sağlığı resmi enstitüsü) rTMS (TMU) tedavisinin

Mucize besin

Kalpten kansere kadar hastalıkların önleyicisi olan gıdanın yabana atılmayacak faydalarını var Prof. Mehmet öz limon kabuklarının cilt kanserine karşı bir

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir